Sevgili günlük,
Kanada’da özellikle iş arkadaşıyla yapılan diyaloglarda 3K kuralı vardı. Bir konu üzerinde genellikle en fazla 3 atımlık yol gidilirdi.
-Hey! Hafta sonu ne yaptınız?
-Ne yapalım. Arkadaşlarla göl kenarında kamp yaptık.
-Camping is good!
Bitti. Orada bitti işte. Ne diyeceksin? Hiç. Aynı soruyu sorup bir üçlü daha yapabilirsin asasnsörde kaldıysan ya da sıkılmayı göze aldıysan.
Ya da şöyle:
-Hafta sonu ne yapıyorsunuz? (Hafta sonu ne yaptığın/ne yapacağın meselesi çok hassas.)
-Araba kiralayıp etrafta dolanacağız.
-Driving around is good. (Türkçesi: Amaaan ne yaparsan yap banane. Sarımsak mı yemiş bu?)
Bunun ötesine geçen diyaloglar da olurdu tabii...(O kadar da değil artık.)
Şöyle mesela:
-Hafta sonu diyorum what did you pıtıpıtı?
-We dıgıldıgıled.
-Dıgıldıgıling is good. Was it fun? (Her şeyin eğlenceli olması da çok önemli.)
-Yeaaah, it was fun. (Evet, eğlendik dersin ve bundan sonra ayaklı lamba ile CD rafı almaya giderken eğleneceğine dair kendine söz verirsin.)