17 Ağustos 2012 Cuma

okeye dördüncü batman olsun


sevgili günlük, 
geceleri balkonlarda okey taşları diziliyor ve çıt çıt çekirdekler çitleniyor. sanırım bu coğrafyada yaz böyle bir şey. bu sıradanlığın tuhaf (ve sinir bozucu) bir huzuru var kabul etmek gerekirse. batman böyle bir hayat sürse ne hissederdi acaba? 

**yine de okeye dördüncü arayacaklar diye geriliyorum. beni okeye bulaştırmayın reca ederim, çocukluğumu balkon yıkayıp okeye dördüncü olmakla heba ettim. siz batman'i arayın, hem biraz gevşer.

9 yorum:

  1. okeye dördüncü, tavlaya ikinci, temizliğe yardımcı, bakkala ekmek almaya gönderilici, (kabul ediyorum etken - edilgen kuralına aykırı bir kelime)kahvaltı hazırlayıcı, deniz simidi şişiricisi, akşam yemeği için salata yapıcı...benim için yazın tuhaf ve sinir bozucu huzuru bunlar...herkes için bir batman şart...gerçi daha önce bizim blogda yayınladığım bir şarkı vardı...
    http://atonalminds.blogspot.com/2012/07/dogum-gunu-nedir.html


    YanıtlaSil
  2. deniz simidi şişiricisi;) hah hah...senin işin daha da zormuş saint.
    şarkı harika! herkese bir ninja şart aslında, doğru. batman kibirlidir, pek bu işlere gönül indirmeyebilir. ninja daha iyi.
    bu arada sen de temmuz doğumlusun demek. of, ben hiç sevmem yazın doğmuş olmayı. bir doğum günü sıkıntısı başgösteriri gün boyu. neyse ki geçti;)
    bir de, "atonal minds" ne güzel isim!

    YanıtlaSil
  3. Haklısın Alkım, batman çok kibirli, superman gazeteci, spiderman yoğun, robin batmanın yancısı...en iyisi ninja...temmuz doğumlu olmak ne kelime su ile ateş burcu arasında kalmak kötü...neyse ki ramazan imdada yetişti de kutlamayı geçiştirdik...
    Atonalminds rumblefish'in fikriydi...yazdıklarımıza bakınca olabilecek en iyi blog isimlerinden biri oldu...

    YanıtlaSil
  4. süperkahramanların da işi zor, napsınlar;)
    ben atonal minds'ı senin blogun diye düşünmüştüm ilk başta. bu arada, aziz'in kitap rafı'nı da yeni fark ettim. hep yapmak istediğim bir şeyi yapmışsın, ne güzel. takip edeceğim.
    bu yaz fazla kitap okuyamadım. arayı kapatmaya çalışıyorum ben de;)
    bol ninjalı günler!

    YanıtlaSil
  5. Blogun yapısı aslında şöyle :
    rumblefish - çok yakın arkadaşım
    grobbelaar - rumblefishin çok yakın arkadaşı - dostumun dostu dostum
    bsenturk - Kapsül grubunun solisti, grafiker,can,dost,abimiz, oğuz aralın son öğrencilerinden...
    blog adını birazda bu kadar atonalliğinden alıyor :)

    Bu arada part time Azizlik yapıyorum, kitap rafımda yer alan okuduğum kitapları yazıyorum (yazamıyorum), kitap künyeleri ve kapak fotoları çok önemli...yazmak istediğin zaman yazabilirsin kitap rafında, sen,n efsane kitap özetlerini iyi bilirim :)

    Bol ninjalı günler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kadro harikaymış! Aslında farklı insanların bir blogda yazması güzel oluyor. Bizim de bir okuma grubumuz var, herkes kitapları okuduktan sonra bir şeyler yazsın dedik ama pek bir düzene oturtamadık.

      Efsane kitap özeti neymiş, merak ettim;) Ben aslında kitap özeti pek yapamam, yarısında sıkılırım. Okul zamanlarından kalma bir sıkıntı olsa gerek. Yine de başkalarının kitaplarla ilgili yazdıkları çok hoşuma gidiyor. Özellikle bunu düzenli yapanlara hayranım.
      Kitap yorumum olursa kitap rafına postalarım o halde. Anlaştık;)

      Sil
  6. Uzaktan çekirdek çitleme sesi çok çekici bir ses bence.Anında hiç aklında yokken çekirdek krizine sokabilir insanı.Ha unutmadan,bir de çay kaşığı şıngırtısı..:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Özlem hoşgeldin;)
      Çay kaşığı şıngırtısı benim en sevdiğim seslerdendir. Çaya düşkün olduğumdan olsa gerek. Çekirdek krizi ise malum, bir kere kendini kaptırdın mı sonu gelmez.

      Sil